PEKİ BU DA MI SON DEĞİL?…
Incity Dergisi
Aralık 2016 – Sayı
Geçtiğimiz günlerde öyle bir önerge çıktı ki piyasaya, öyle uzun uzadıya da değil, gece yarısı önergesi bu, alel acele. Neydi peki bu malum (!) kanun teklifi; Türk Ceza Kanunu’nda cinsel istismar suçunda mağdur ile failin evlenmesi halinde fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesine imkan veren bir kılıf! Şöyle ki;
Ne Oldu?
“Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16.11.2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (meşhur(!)) 231 inci maddesindeki koşullara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkındaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazın ortadan kaldırılmasına karar verilir.” şeklinde idi.
Ne oldu? Teklif geri çekildi. Ne oldu? Konu kapandı? Ve ne olacak? Partiler anlaşırsa konu tekrar gündeme gelecek mi? Ve daha birçok soru…
Takip etmekte zorlandığım hızlı ülke gündeminde her gün yeni bir güne uyanırken biraz daha uyutulmuyor muyuz acaba? Her bu soruyu kendime sorduğum an İranlı gazeteci yazar Bahman Nirumand’ın “Hür Dünyanın Diktatörlüğü” kitabından cümleler geliyor aklıma. Tüm bunlar “Gelip geçici bir fırtına…” mı gerçekten de.
MAĞDURİYET?
Toplumda gerçekten bir mağduriyet var mı, tabiki var. Ancak; önergeyi sunanların aklındaki mağduriyet neydi? Burada çok ciddi bir ayrıma varmak gerekiyor kanımca.
Sonuç olarak yine bir fırtına geldi geçti üzerimizden. Tasarıda ne “failin” tanımı yeterince yapılmıştı, ne de “kamu vicdanı” yeterince rahatlatılmıştı. Mağdur ise “mağdur” kalmaya devam edecekti. Baskı ile erken yaşta evlenecekti, buna azmettiren ve yardım edenler de mükafatını alacaktı. Kaldı ki; cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususlar çok hassastı, acaba bu hususlar nasıl tespit edilecekti, küçük yaştaki bir kız çocuğunun “kendi iradesi” bu fırtınaya yenik düşmeyecek miydi?
Biz bu fırtınalarla boğuşaduralım, her esintide sersemleşen aklımıza mukayyet olalım da, artık bu SON olsun.
Av. Deniz ARIKAN ÖCAL
Process
Curabitur arcu erat, accumsan id imperdiet et, porttitor at sem.
Vivamus suscipit tortor eget felis porttitor volutpat.
Vestibulum ac diam sit amet quam vehicula elementum sed sit amet dui.
Vestibulum ante ipsum primis in faucibus.
Curabitur aliquet quam id dui posuere blandit.
Diğer Yazılar
Lorem vs. Ipusm
Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More
John Doe vs. Divi
Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More
Jane Doe vs. Amet Site
Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More
Ipsum vs. Consecteture
Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More
Amet Sit vs. Divi
Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More
Smith vs. Builder
Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More
Lorem vs. Ipusm
Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More
John Doe vs. Divi
Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More
Accumsan vs. Tincidunt
Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More

