T.C. ANAYASA’SINDA NELER OLUYOR?

Incity Dergisi

Ocak 2017 – Sayı

Sened-i İttifak’tan Tanzimat Fermanı’na, Islahat Fermanı’ndan Kanun-i Esasi’ye, 1921,1924 Anayasalarından 1961 Anayasası’na ve 1982 Anayasası’yla günümüze doğru yapılan yolculukta Türkiye’deki anayasal sürecin bir portresini çizersek, karşımıza çıkan görünüş bugüne kadarki iktidarların haritasıdır. İlk Anayasal belgeden, parlamenter rejime doğru geçişte katılaşan anayasamızda bu sıralar “21 maddelik Anayasa değişikliği paketi” ile birlikte bir hareketlilik var.

21 maddelik Anayasa değişiklik paketinde gözüme takılanlar.

Anayasa Komisyonu’nda görüşmeleri süren değişiklik paketi yeni yılda bizi sürprizlerle karşılıyor mu dersiniz? “Yedek vekillik”, cumhurbaşkanı adaylarının “doğuştan Türk vatandaşı” olmaları, “seçilme yaşının 18”e inmesi ve “Cumhurbaşkanı’nın kararnameyle düzenleme yetkisi” benim gözüme takılan değişiklik tekliflerinden.

Gelişmiş toplumlarda asıl olan demokratik bir Anayasa; seçimle oluşan bir organ tarafından yapılan, bu organın oluşumunda mümkün olan en geniş biçimde halkın katılımı ve temsili sağlanan, serbest tartışma ve özgür ifade ortamının esas alındığı, uzlaşmacı bir halk anayasası. 1961 ve 1982 Anayasa’larının kabul edildiği dönemdeki demokratik koşullar düşünüldüğünde ve referandum sonuçlarına bakıldığında; “BELİRSİZLİK” ortamının halkın iradesinin ortaya konulmasında ne kadar belirleyici olduğu ortada.

21 maddelik Anayasa değişiklik paketinde gözüme takılanlara gelince; “Milletvekillerinin sayısı” 1982 Anayasası orijinalinde sayı 400 iken 1987 değişikliği ile bu sayı 450’ye yükseldi, 1995’te ise milletvekili sayısı 550’ye ulaştı. Anayasa değişikliği paketiyle de milletvekillerinin sayısı 600 olacak. Türkiye’nin nüfusu giderek artıyor, pek tabi milletvekili sayısı da artacak diye düşünen kimi okurların aksine, 400 milletvekili ile de işlerin yürütülebileceğini düşünmekten kendimi alamıyorum.

“Seçilme yaşının 18’e düşmesi”

“Seçilme yaşının 18’e düşmesi” Mevcut durumda 1982 Anayasası’na göre seçilmek zor, seçmek pek kolay. Seçilme yaşının 18’e düşürülmesi siyaset yerine başka alanları tercih eden gençlere yeni ufuklar açarken, acaba siyaset yaşlanmasın derken getirilen bu değişiklik teklifi ile öngörülen meclis yapısı sakın ergen krizlerine yol açmasın. Pek tabi bunlar “sudan” sebepler. Değişiklik paketinde benzer ayrıntılar dışında daha çarpıcı değişiklik teklifleri de var, “Cumhurbaşkanı’nın kararnameyle düzenleme yetkisi” gibi.

Milletvekilleri yerine kanun yapan, kararname çıkaran, bakanları denetleyen ve değiştiren bir anayasal düzenleme sizce de hükümet sistemi değişiyor mu sorusunu akıllara sürüklemiyor mu? Türkiye’de hükümet sistemi tartışmaları çok yeni kavramlardan ibaret değil. Başkanlık sistemi konusu 90’lı yıllarda da gündemin vazgeçilmezlerindendi. Her ne kadar 1982 Anayasası’nın getirdiği sistem parlamenter sistem olsa da, yürütme alanındaki icrai yetkilere dair 1982 Anayasası’ndaki istisnalar nedeniyle klasik parlamenter sistemde sapmalar olmuştur. 21 maddelik Anayasa değişikliği paketi ile yapılacak düzenlemeler de ister istemez akla hükümet sistemi değişikliği veya rejim değişikliği tartışmalarını getirmektedir.

Bir devletin uyguladığı yönetim biçimi yani “rejim” düşünbilimsel, toplumsal ya da siyasi öğretilerle oluşturulan ve devlete yön veren düşünceler bütünüyle oluşuyorsa ki; bu düşüncüler bütünü “ideolojiler”dir, anayasalar açısından ideolojilerin ne kadar belirleyici olduğu kilit sorulardan. Peki bu soruya nasıl yanıt vermek gerekir. Postmodernist bir bakış açısıyla ideolojileri meta anlatılar olarak değerlendirir ve ayağı yere basmayan düşünce kalıpları olarak nitelendirirsek ideolojiler anayasalar açısından modası geçmiş düşünce kalıpları mıdır? Yoksa, ideolojiler anayasaların ayrılmaz bir parçası ve karakteri midir? Bana göre ideolojisi alınmış biri anayasa, ruhundan yoksun bir insandan ibarettir. Peki getirilmesi teklif edilen değişiklikler Anayasamızın ruhunu ne kadar etkiliyor? “Parlamenter Sistem” yerine “Başkanlık Sistemi”ni mi getiriyor?
Başkan; yasa gücünde kararname yetkisine sahip olduğunda, başkanlığı kazanamayan siyasi kesim kendini sistem dışı görmeyecek midir ya da kazanamayanı seçen seçmen olan, halkın belirli kesiminin iradesi nasıl temsil edilecek? Bana göre başkanlık sisteminin en eleştirel yönü, hem parlamento hem başkan halk tarafından seçildiğinde, uzlaşmazlık durumunda iradelerde çatışma ortamı yaratmasıdır. Yani “Çifte Meşruluk” sorunu.

Demokratik anayasaların bir gereği olarak, 21 Maddelik anayasa değişikliği teklifinin referanduma götürülmesi için önce TBMM Anayasa Komisyonu’ndan geçmesi, sonra da Meclis Genel Kurulu’nda en az 330 oyla kabul edilmesi gerekiyor. 21 Maddelik teklifle anayasanın tamamının değiştirilmesi öngörülmüyor olsa da anayasanın belli maddelerinde yapılması öngörülen değişiklik, tüm süreçler sonrası yürürlüğe girmesi halinde bakalım neler getirecek?

Hükümet sistemi mi değişecek, rejim değişikliği mi olacak ya da sonrasında memlekette her şey sütliman mı olacak, göreceğiz…

Av. Deniz ARIKAN ÖCAL

Diğer Yazılar

Lorem vs. Ipusm

Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More

John Doe vs. Divi

Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More

Jane Doe vs. Amet Site

Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More

Ipsum vs. Consecteture

Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More

Amet Sit vs. Divi

Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More

Smith vs. Builder

Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More

Lorem vs. Ipusm

Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More

John Doe vs. Divi

Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More

Accumsan vs. Tincidunt

Ut efficitur condimentum mauris. Mauris in consequat mauris. Quisque non maximus ipsum a facilisis. Learn More